Osmanlı döneminde karun gibi zengin bir bektaşi kuytu bir yerde içki içiyormuş. Oradan geçmekte olan bir molla bektaşiyi içki içerken görür ve başlar kızarak bağırmaya bre melun bre kafir sende hiç utanma, darlanma yokmudur neye uluorta o zıkkımı içersin, senin hiç sakalıma hürmetin yokmu, görmezmisin benim sakalımı, sakalım da sakalım der durur. Artık sakal kelimesini duymaktan bıkan bektaşi mollaya döner ve s...ç...rım lan senin sakalına yettin ama der ve içki içmeye devam eder. Küfürü yiyen molla hemen kadıya koşar ve bektaşiyi şikayet eder. Bektaşi tutuklanır ve kadının huzuruna getirilir. Kadı çok sert bir sesle bektaşiye sorar? Bre kafir sen nasıl sakala küfür edersin bilmezmisin sakal sünnettir ve sünnete küfür etmenin cezası ölümdür. Bektaşi gayet sakin bilirim der ve ekler Kadı hazretleri benim sakala küfretmem için beratu huymanun'um var(Padişah fermanı)Ne!!!olmaz öyle şey nerde o ferman diye sorar kadı. Evde der bektaşi. O zaman tiz getir der Kadı ve bektaşinin yanına iki tane zaptiye verir. Yolda giderken bektaşi zaptiyelerden izin alarak aktara uğrar ve çam sakızı satın alır ve eve girer.çekmeceden boş bir ferman çıkartır ve başlar çil çil altınları fermana yapıştırmaya. Altınlarla dolu fermanı katlar ve yola çıkarlar. Tekrar kadının huzuruna geldiğinde kadı sorar getirdinmi fermanı?evet der bektaşi ve fermanı kadıya uzatır. Kadı fermanı alır ve yavaş yavaş açar açtıkça gözleri parlar ve çabucak fermanı katlar ve Mollaya döner efendi efendi bu ferman bunda olduğu sürece seninde sakalına s..çar benimde
Zengin Bektaşi
Diğer
