Bozbulanık oldu, bemberrak sular.
Dolar çayırında, yayılır kullar.
İki ayak eksik, bir meşin yular...
Ne terbiye kaldı, ne edep kaldı.
.
Aptalca yaşamak, bizlere mahsus,
Siyaset ehlinin, bahşişi kâbus.
Şeref firar etti, tezgahta namus,
Ne müşteri kaldı, ne talep kaldı.
.
Dağdan kente indi, hayvan sürüsü,
Birisi anırır, havlar birisi...
Hepsinin yerinde, hazır varisi,
Ne pazarcı kaldı, ne celep kaldı.
.
Namus, şeref, edep, bir dipsiz kuyu,
Dibi ıslak ama, kurumuş suyu,
Islıkla sulasan, paşayı beyi,
Ne taş yalak kaldı, ne dolap kaldı.
.
İhanet yakışmaz, erkek adama,
Aslında son sözüm, bir tek adama.
Boyunu posunu, ölçerdim ama,
Ne bir arşın kaldı, ne Halep kaldı.
.
Yurdumda borusu, öterken haçın
Yeniği ben oldum, alçakla maçın.
Yozlar aleminde, yaşamak için,
Ne emelim kaldı, ne sebep kaldı.
.
Mehmet Nacar
