YAĞMUR
Düşen her yağmur tanesinin
Ayrı bir sesi,
Ve ayrı bir ahengi vardır.
Dolduğunda
Taşar gökyüzü
Ağlar hıçkırıklarla.
Aniden parlar.
Gürler sonra, Kendi kendine.
Bizimle paylaşır gökyüzü, yalnızlığını
Bütün yalnızlarla ağlar.
Bütün yalnızları serinletir.
Ağlayanların gözyaşlarını saklar
Gözleri dolanların, göz yaşı olur.
Hiç ağlamayanlara,
Hiç gülemeyenlere ağlar...
içimizdeki yalnızlığı paylaşır.
Kimsenin, tarif edemediği o şeyi anlatır.
Bu yüzden hüzünleniriz, yağmur yağınca...
Hatta kızarız bazen,
Bizi ıslatıyor diye,
Bizi hüzünlendiriyor diye...
Oysa yağmur,
Herkesin içinde gizlediği,
Ayrı, ayrı hüzünleri anlatır,
Ayrı, ayrı hüzünlere ağlar.
Bazen biz de onun gibi,
Dolup taştığımız da,
Onun gibi serbestten
Ağlamak, boşalmak isteriz.
İsteriz ama,
Hem ağlayamayız
Hem de gizleyemeyiz.
İşte o yüzden gökyüzü
Ağlayamayanların yerine ağlar,
Gizli ağlayanları saklar.
Güneş bizim için doğar
Yağmur bizim için yağar
Her yağmur tanesi,
Ayrı bir duyguyu anlatır.
Ayrı bir hüznü saklar.
Hiç bıkmadan,
Ağladıklarımız için ağlar
Ağlayanlarımız için ağlar
Bazen sevinçten ağlar
Bazen de, sebep siz ağlar
Tıpkı...
Benim gibi...
