Süzme bu süzme

Seçmece

Köyde yaşayan bir karı kocanın altı defa çocukları olmuş altısı da doğar doğmaz ölmüşlerdi. Bunun üzerine adam gizlice kasabadaki doktora gidip durumu anlatmış. Doktorda adamı muayene ettikten sonra bir daha çocuk yapmamaları gerektiğini, eğer yaparlarsa onlarında öleceğini söylemişti. Bunun üzerine köylü:
- Doktor bey bu iş nasıl olacak? Bir daha ben karımın yanına yanaşamayacak mıyım? diye sormuştu doktor da yanaşabileceğini söylemiş, bir tane prezervatif vererek,
- Yengeyle beraber olurken bunu kendine takacaksın, diye prezervatifi nasıl kullanacağını anlatmıştı.
Köylü prezervatifi yıkamış yıkamış kullanmış, yıkamış yıkamış kullanmış, çünkü yenisini nerden alacağını bilmiyor, gidip doktorada sormaya utanıyordu. Bir kaç ay sonra prezervatif iyice yıpranmış, sağı solu yırtılmıştı. Gidip doktordan istemeye utanıyor ya, kendisine karısının tülbentleriyle bir kılıf yapmış onu kullanmaya başlamıştı.
Gel zaman git zaman, nasıl olduysa kadın hamile kalmış ve zaman gelince de doğumunu yapmıştı. Karı-koca öldü ölecek diye diye senelerce çocuğun gözüne bakmışlar, Allah'ın hikmeti, çocuk ölmemiş gayet sağlıklı bir şekilde de yedi yaşına gelmişti. Okula kayıt için çocuğun fotoğrafı gerekiyordu bu nedenle babası ile birlikte kasabaya fotoğraf çektirmeye gitmişlerdi. Çarşıda el ele dolaşırlarken doktorla karşılaştılar. Doktor:
- Nasılsın ağa, iyi misin, yanındaki delikanlı yeğenin filan mı?
- Sağolasın doktor iyiyim, yanımdaki yeğenim filan değilde, benim oğlumdur.
Bunu duyan doktor çok şaşırmıştı,
- Nasıl olur yahu? Senin çocuğunun yaşaması tıbben mümkün değildi, nasıl oldu bu iş? diye sorunca köylü derin bir nefes alıp kollarını geriye doğru atarak şöyle bir kabardı ve,
- Doktorcuğum bu çocuk süzme, süzme!