Süpermenin günlüğünden

Komik Yazılar25 okunma

7 Ocak Perşembe
Bugün gene Klark Kent kılığında işe gittim. Bu salak Klark'ı oynamaktan bıktım artık. Sen kalk koskoca Süpermen ol, ondan sonra otobüsle, dolmuşla işe git. Otobüste sıkışık sıkışık giderken fordçunun biri arkama geçti, ağzı da leş gibi sarımsak kokuyordu. Şeytan dedi ki sok şu herifin ağzına elini, parmaklarını gözünden çıkar. Otobüsün lastiği patladı. İşin yoksa yürü babam yürü. İşe de geç kaldım. Bir de üstüne fırça yedim. Kahve makinesinden kahve alırken üstüme döktüm. Luis her zamanki gibi dalga geçti. Öğle yemeğinde çorbamdan sinek çıktı. Yemekten dönerken Süpermen kılığına girip düşen bir uçağı kurtardım. Millet yine "çok yaşa Süpermen" diye bağırdı, ben de onlara şirinlik yapıp el salladım.
8 Ocak Cuma
Bıktım artık bu dünyada yaşamaktan. Yok arkadaş ben bu dünyaya alışamadım. Bugün gazetedeki arkadaşlarla beraber öğle yemeğine Meksika lokantasına gittik. Hay gitmez olaydım. Yemekte Meksika usulü kurufasulye yedik. Sen misin yiyen. Akşama kadar gazdan geberdim. Gaz mesele değil bilader, -afferdersin- ossurunca geçer. Ama ya ossuramayınca? Midemde atom bombası patlasa birşey olmaz ama bu Meksika fasulyesi acayip birşey. Süperbağırsaklarım birbirine dolandı sandım. Şimdi hafiften ossursam binalar yıkılacak, ossurmasam geberecem. Evrendeki kötü güçlerin başedemediği süper kahraman Süpermen'i bir uyduruk kurufasulye oldurecek. Tuvalette üstümü değişip uzaya gideyim dedim, benden önce herifin biri girdi, tam iki saat çıkmadı. Ne yaptın bilader iki saat yıllık mı sıçtın. Yuh be. Sonunda Süpermen olup uzaya kaçtım. Uzayda bir güzel zangır zangır ossurdum. Ooohh bee, dünya varmış. Acayip rahatladım. Bu arada yanlışlıkla arkamı Ay'a dönüp öyle ossurmuşum, benimki süperossuruk Ay'ın yörüngesinde iki derecelik sapma meydana geldi. Neyse onu da yörüngesine oturttum. Bundan böyle kurufasulyeyi de kriptonit gibi zararlı maddeler listesine koyuyorum. İnşallah düşmanlarım bu durumu öğrenmezler.
9 Ocak Cumartesi
Bugün tatil. Deyli Planet gazetesine gitmedim, çok mutluyum. Can sıkıntısından geberdim. Sonra bizim Betmen'le Örümcek Adam aradılar. Akşama kadar ellibir, yanık, pişti falan oynadık. Okey de oynayacağız ama bilader dünyada üç tane süperkahraman var, olmuyor. Okeye dördüncü kahramanı dörtgözle bekliyoruz ama nafile. Herkes bizim gibi dünyanın derdiyle uğraşacak kadar enayi mi arkadaş.
10 Ocak Pazar
Canım sıkılınca şöyle bir şehri dolaşayım dedim. Çok güzel bir hatun gördüm. Süperüfürüğümle hatunun eteğini çaktırmadan havaya kaldırdım. O ne be? Meğer karı içine don giymemiş. Onu öyle görünce acayip azdım. Boş bir telefon kulübesi bulup üç saniyede oniki posta otuzbir çektim. Anca rahatladım. Bu yaşa geldik hala otuzbir çekiyoruz. Şu Luis'le evlensek de abazalıktan kurtulsak. Ama olmuyor bilader. Şu babamın yaptığı keleği de kimse yapmadı bana. Beni dünyaya gönderirken yanıma bir de kız çocuğu koysaydı, biz de dünyada böyle sap gibi dolaşmazdık. Onunla bir güzel evlenip çoluk-çocuğa karışırdık. Peki babam ne yapmış? Yanımıza bir Kripton malı şişme bebek koymuş. O da 5 yıl önce bir azgınlık zamanımda patladı. Dünyadakilerde benim hızıma dayanamayıp eriyor. Benim kaderimi yazan eller kırılsın, ne diyeyim..
11 Ocak Pazartesi
Yine mesai başladı. Yine ayni patirti. Yine ayni kosturmaca. Yine ayni salak Klark. Yine ayni ukela Luis. Yine ayni felaketler, Yine ayni "cok yasa Supermen" laflari. Yine ayni numaradan siritmalar. Hic degisen bişey yok. Milletin keyfi keka. Istedigini ye-ic, istediginle yat-kalk, kilikdan kiliga girmene hic gerek yok. Oh ne güzel. Millet de keşke Supermen gibi olsak der. Hadi ordan. Bu dünyada Supermen olacagima keşke Kripton'da çöpcü olsaydım. Ah gurbet ah. Kendi derdim yokmuş gibi bi de elalemin derdiyle ugras. Herkesin derdine care bulmaya mecbur muyum arkadaş? Hadi büyük felaketleri, dünyanın başına bela olan zibidilerle ugrasmayi anladik, bir de ivir-zivir islerle ugrasiyoruz. Bilmem kimin köpeği kaybolmus gel Supermen, su borusu patlamis gel Supermen. Gel Supermen, git Supermen. Babanizin usagi mi var? Geçen gun birinin kicinda sivilce çıkmış bana sunu bi patlat diyor. Bu insanlarla iyice yuz-goz olduk bilader, suc bizde. Bunlara bu kadar yuz vermiyecektik. Bak Betmen'e, adamın yanına kimse yaklasamiyor. Hem de acayip zengin. Biz de karin tokluguna kahramanlik yapıyoruz. Dünyayı kurtaran adammisiz. Hay siciyim dunyanizin içine.
12 Ocak Salı
Bu gun cok kotuyum. Bir-iki gündür kabiz olmuştum. Bu kabizlik da benim icin hersey gibi büyük dert. Zaten bu dünyada bana rahat-rahat sicmak bile haram arkadaş. Cocukken köyde idare ediyorduk. Orası geniş arazi. Pek farkedilmiyor. Ama ya koca Metropolis'te. Sehrin gobeginde olmuyor. Mesela Arizona krateri aslında benim marifetimdir. Metropolis'e ilk geldiğimde normal insanlar gibi ben de tuvalete gitmiştim. Biraz zorlayinca benim Superbok tuvaletin betonunu delip dünyanın obur tarafından çıkmıştı. Zaten boşuna dememisler "azimle sican betonu deler" diye. O zaman büyük olay oldu. Ama kimse bunun benim marifetim oldugunu anlamadi. Bu azimli bir vatadasin isidir deyip olayı kapattilar. Zaten o zamanlar böyle meshur da degildim. O zamandan bu yana rahatlamak icin uzaya çıkıyorum. Ilk baslarda iyi oluyordu. Rahat rahat isimizi goruyorduk. Bu uzay arastirmalari falan ciktigindan bu yana artık uzayda da rahat yok arkadaş. Zaten dünyanın yorungesinde -afferdersin- boktan bir uydu yapmistim. Bu insanlar beni burada da rahat birakmadilar. Ben de Ay'i tuvalet olarak kullanmaya başladım. Ay yuzeyindeki bir cok krater benim eserimdir. Ama ne care, insanlar oraya da gelmeye baslayinca bu sefer Mars'a gitmeye başladım cok iyi oluyordu. Hem orası kayalikda bir yer. Kicimizi taslara siliyorduk. Cok iyi gunlerdi onlar. Sonra insanlar oraya da uydu bilmem ne gondermeye başladılar. Oraninda tadi kaçtı. Bir gun Mars'ta rahat rahat isimi gorurken birden bir şeyin kicimi yokladigini hissetim. Benim bildigim Mars'ta hayat yok, arkama baktım insanlarin dünyadan gonderdigi robot kicimi inceliyor. Tabii aynen yamulttum robotu. uzuldum ama ne yapalım bilader bizim de kendimize gore bir imajimiz var. Ondan sonra bütün dünyaya "iste Supermen'in supergotu" diye yayinlayacaklar. Dünyanın maskarasi olacagiz. Daha önceden de dünyanın yorungesine sicarken NASA astronotlari bilmeden fotograflarimi cekmislerdi. Onları NASA'dan rica edip almistim. O olay öylece kapanmisti. Bu sefer herifler Internetten canlı yayin yapıyor arkadaş. Sonra diger gezegenlere, Jupitere, Saturn'e gitmeye başladım. Bu insanlar orada da rahat birakmadilar. Güneş sisteminin her yerini uydularla doldurdular. Nereye gitsem karşıma ya bir uydu, ya da bir sonda falan çıkıyor. Bir sefer güneşe gidiyim dedim, az daha kestaneyi kebap yapiyordum. Ben de artık Güneş Sistemi'nin en uzak gezegeni Pluton'a gidiyorum. Orasida cok soguk, adamın seyi dönüyor ama ne yaparsin iste, gurbetlik.
Iste neyse geçen gun acayip kabiz olmusum. Iyileseyim diye 10 kilo mushil aldım. Vay sen misin alan. Bu sefer de ishal oldum. Bu ishal beni mahvetti. Mesela gazetede çalışıyorum, zart, kriz geliyor. Hemen tuvalete gidip kilik degistiriyorum ondan sonra ver götünü -pardon- elini Pluton. Bir güzel rahatliyorum. tekrar donup yerime oturuyorum, iki dakika sonra bir kriz daha. Hadi bir daha ayni şeyler. Tam 1643 defa Pluton'a gittim geldim. Bir iki seferde Pluton'a varamadan donumuza ettik. Pelerin-melerin hepsi batti. Allahtan Pluton'da bir miktar buz var. Buzlari supergozlerimle eritip ustumu başımı yikadim.
Hadi...eyvallah.

Henüz oy verilmemiş
Arkadaşınıza önerin

Adresi saklamıyoruz, yalnızca aynı fıkrayı tekrar göndermemek için tutuyoruz. Postada fıkranın başlığı ve bağlantısı olur.

Komik Yazılar kategorisinden

Komik Yazılar kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »