Tozlu bir şemsiye durur
Çatı katındaki odanın kuytu bir köşesinde
Kumaşında eski yağmurların hüzünlü kokusuyla
Anımsar mısın bilmem
Yağmurun bardaktan boşanırcasına yağdığı o günü
Hani şemsiyeyi iyice çekip başımıza
Dudaklarımla hesaplamıştım yüz ölçümünü
Nicedir sokağa çıkarmıyorum şemsiyeyi
Korkuyorum çünkü kapısı açık kafesinden uçan bir kanarya gibi
Beni ikinci kez terk etmenden
Yanıt alamayacağımı bilsem de
Yanına gidip sorarım her gün şemsiyeye
Altında biz nasıl görünürdük diye..
S.Akın
