Sevgi

Diğer22 okunma

SEVGİ
Bir kadın evinden çıktı, evinin önünde beyaz, uzun sakalları olan 3 yaşlı adam gördü. Onlara: "Sizi tanımıyorum ama aç olmalısınız. Lütfen evime buyurun ve bir şeyler yiyin." dedi. "Kocanız evde mi?", diye sordular. "Hayır", dedi, kadın. "Dışarıda." "O zaman giremeyiz", dediler. Akşamleyin kocası eve geldiğinde kadın olanları ona anlattı. Kocası:"Onlara eve geldiğimi söyle ve onları eve davet et", dedi. Kadın dışarı çıktı ve yaşlı adamları davet etti. "Biz bir eve hep beraber girmeyiz", dediler. Kadın: "Neden?" dedi. Yaşlı adamlardan biri cevap
verdi:"Onun adı 'Zenginliktir", dedi, arkadaşlarından birini göstererek. Ve bir diğerini göstererek "Onun da adı 'Başarı'dır, ve ben de 'Sevgiyim." Ve ekledi:"şimdi eşinle konuş ve hangimizi evinize davet edeceğinize karar verin", dedi. Kadın eve girdi ve olanları kocasana anlattı. Kocası çok sevindi."Ne kadar harika", dedi. "Zenginliği davet edelim, gelsin ve evimize zenginlikle doldursun", dedi. Kadın:" Neden başarıyı davet etmiyoruz? dedi. O sırada onları dinlemekte olan
kızları:"Sevgiyi davet etsek daha iyi olmaz mi?", diye sordu. "O zaman evimiz sevgiyle dolar." Adam:"Bence kızımızın tavsiyesine uyalım", dedi."Dışarı çık ve Sevgiyi davet et, Sevgi bizim misafirimiz olsun", dedi. Kadın dışarı çıktı ve Sevgiyi seçtiklerini söyledi ve Sevgiyi evlerine davet etti. Sevgi kalktı ve eve doğru yürümeye başladı. Diğer iki
arkadaşı da kalktı ve onu takip ettiler. Kadın büyük bir şaşkınlıkla:"Ben sadece Sevgiyi davet ettim, siz neden geliyorsunuz?" ,diye sordu. Yaşlı adam cevap verdi:"Eğer siz Zenginlik veya Basariyi davet etmiş olsaydınız, diğer ikimiz kalacaktık, ama siz beni(Sevgiyi)davet ettiğiniz için, Ben nereye gidersem, Basari ve Zenginlik de benimle gelir." Her nerede sevgi varsa, basari ve zenginlik de vardır.

Henüz oy verilmemiş
Arkadaşınıza önerin

Adresi saklamıyoruz, yalnızca aynı fıkrayı tekrar göndermemek için tutuyoruz. Postada fıkranın başlığı ve bağlantısı olur.

Diğer kategorisinden

Diğer kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »