Padişahla Kayserili

Kayserili30 okunma

Vaktiyle padişahın biri,

- Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim! demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;

- Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
- Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptımı götürür tabii!.."

- Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..
- Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını duşurmuş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..

- Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!
- Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.

Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş.

Bir gün bir Kayserili çıkagelmiş;
- Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!..

Henüz oy verilmemiş
Arkadaşınıza önerin

Adresi saklamıyoruz, yalnızca aynı fıkrayı tekrar göndermemek için tutuyoruz. Postada fıkranın başlığı ve bağlantısı olur.

Kayserili kategorisinden

Kayserili kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »