Kadiköy camiinde vaaz vermekte olan O. Demirci hocaya
* Hocam diye sormuslar. At nalini evimizin kapısına asarsak ugur
getirir mi?
Demirci hoca:
* Zannetmiyorum, diye cevap vermiş. O nallardan her atta dört tane var
amma, bütün gün kamçi yiyip duruyorlar...
Mevlana, müridlerinden biriyle giderken, birkaç köpeğin sarmas dolas
uyuduklarini görür.
Müridi: Güzel bir kardeslik örnegi der. Keşke insanlar da bunlardan
ibret
alsa.
Mevlana, tebessüm ederek karsilik verir.
Aralarina bir kemik ativer de gör kardesliklerini...
Amerikali is adamı, Çinliyle alay ederek sormuş:
* Mezarlarina koydugunuz pirinçleri ölüleriniz ne zaman yiyecek?
Çinli başını kaldirmadan cevap vermiş:
* Sizin ölüleriniz koydugunuz çiçekleri kokladigi zaman...
Ingiliz garson Türk müşteriye:
* Çanakkale de çok askerimizi öldürdügünüz için sizleri pek
sevmeyiz, deyince.
Bizimkinden gayet soguk kanlı su cevabi almış:
* Orada ne isiniz vardı?
Lafi uzatanlara ne yapmak lazım diye Farabi'ye sormuslar, söyle
demiş:
* Uzun konusani kisa dinlemeli.
Materyalist ögretmen ögrencisine:
* Söyle bakalım Allah nerede? Eger bilirsen bir portakal vereceğim.
Ögrenci:
* Siz bana O'nun olmadığı yeri gösterin, ben size bir bahçe dolusu
portakal vereyim.
