Mektup Var

Hikayeler455 okunmaGönderen: Emine GEZER

Kirli sarı duvara çivilenmiş, gri asık suratlı posta

kutusuna baktım, Soğuk metal kutudan gökkuşağı

fışkırıyordu sanki. Loş bir boşluğun içinde,

hem de yıllardan sonra minik posta kutumda

sarı bir zarf... Üzerinde pul. Özlemişim!

El yazısı görmeyi özlemişim meselâ...

Adımın, adresimin sevdiğim bir dost tarafından

yazılmasını özlemişim. Çocuk gibi sevindim.

Bir süre açmaya kıyamadım zarfı, öylece bekledim.

Gözlerimi el yazısından almadım, alamadım.

Seyrettim. "s" biraz yamuktu, "b" desem sanki

kelimeden ayrı gibi, bir başına. Belli ki aceleyle

yazılmıştı. Ama her harf bir dokunuştu.

Sarı zarfa dost eli değmişti, dost yüreği gezinmişti

üzerinde. İstanbul'un göğü grilere teslimken,

sabah kuşları taze, yeşilli yaprakların arasında

kuru dal ararken, gün bulutlu, rüzgârlı ve

gitgide sessizken gelivermişti. Apartmanın

girişindeki asık suratlı gri posta kutusu

bana göz kırptı sanki. Konuştu... Duydum!

Ne zamandır; hep ince uzun, dikdörtgen zarflar

alıyordum. Bankalardan, taksitli kartların

ekstreleri. Bir de telefon ve elektrik faturaları.

Mektup almayalı ne çok olmuş. Ne çok özlemişim

el yazısıyla yazılmış zarfları. Her biri aynı

karakterde yazılmış, puntoları bile değişmeyen

zarflar hayatımı ne zaman işgal ettiler?

Ya, el yazılı zarflar nasıl minik ve çelimsiz

adımlarla uzağıma nasıl düştüler? Ve ben

buna nasıl izin verdim. Başka zaman olsa

kendime kızardım. Bu kez öyle olmadı.

Kendimi anlamaya çalıştım. Affettim. Zarfi yavaş,

yavaş açtım. Sindire, sindire. Çizgisiz kağıda

yazılmış, kat yerleri özenle ayarlanmış mektubu

şaşkınlıkla okşadım. Sadece iki satırdı mektup:

"Her gün mailleşmek yetmedi birden.

Ekrandan ekrana yaptığımız yazışmalar yetmedi.

Yıllar önceki gibi olsun istedim. Biliyor musun,

sana mektup gönderirken ben aslında kendimi tazeledim."

Yüreğim pır, pır etti. Gülümsedim!

5.5/ 9 · 4 oy

Hikayeler kategorisinden

Hikayeler kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »