Temel, Fransız ve ingiliz'in bindikleri gemi
batmis. Günlerce aç susuz kaldiktan sonra bir adaya çikmislar. Tam kurtulduk
diye sevinirlerken bir dolu yamyamyn bas uçlarinda belirdigini görmüşler. Yamyamlarin niyetinin kötü oldugunu gören kazazedeler:
- Ne olur bizi yemeyin, diye yalvarmislar.
Kral yamyam:
- Sizleri bir teste tabi tutacagizz, en başarılı
çikani affedecegiz. Her birinizi birer kulübeye hapsedip birer maymun verecegiz. Bir yil sonunda
en cok yavru maymun dogurtaniniz kurtulacak, demiş. Kulubeler hazirlanmis, maymunlar konulmus, kapilar sıkıca kapatilmis Hergün kapi altından
yemekler gönderilmis. Birinci yılın sonunda kapilarin açilma zamanı gelmiş.
Ilk olarak Fransizin kapısı açılmış. Üç tane yavru maymun oradan oraya zipliyor. Fransız pestili çıkmış bir durumda. Ikinci olarak ingilizin kapısı açılmış. O da harap
durumda ama bes tane yavru dogurtmus.
Son olarak Temel'in kulubesine giderken yamyam
hokomoko:
- Bu Türkler uçkurlarina çok düskün millettir. şimdi kapıyı açacagiz en azından on yavru üzerimize atlayacak demiş. Kapi açılmış ama ne görsünler Temel bir köşede kös kös oturuyor., Temel'e verilen maymun harap durumda, ortada da sadece bir yavru var ama onun da
bir gozu var bir gozu yok, kafası gövdesinden büyük, kisacasi tam bir hilkat garibesi!
- Ne lan bu!, demiş hokomoko...
Bir yılda dogurta dogurta sadece bunu mu dogurttun?
- Ulan serefsizler, demiş Temel. Vermissiniz yanlışlıkla erkek maymunu, bunu
buldudugunuza şükredin!
