Mahkeme

Seçmece2 okunma

Bir akşam tiyatrodan çıkmış iki erkek arkadaş yolda yürürlerken Önlerinde iyi giyinmiş, şık ve alımlı bir hanımın yürüdüğünü

farkederler. Erkeklerden birisi diğerine dInerek, "Bu hanımla bir gece geçirmeye 500 dolar veririm" der. Bu sözleri işiten genç hanım

başını çevirir ve "Teklifinizi kabul ediyorum" der. Teklifi yapan erkekle hanım beraberce genç ve çekici kadının evine gidip hemen

yatağın yolunu bulurlar. Ertesi sabah apartmanı terkederken, adam kadına 250 dolar verir. Hanım pazarlık bakiyesi parayı ister ve

"250 dolar daha vermezseniz sizi dava ederim" der. Adam güler, "Bunu nasıl ve hangi esaslara göre yapacağınızı görmek isterdim"

deyip apartmanı terkeder. Ertesi gün mahkemeden gelen celp pusulası adamı şaşırtmış. Hemen avukatına gidip olayı detaylarıyla

anlatmış. Avukat, "Bu esaslara istinaden aleyhine bir karar

alınabileceğini sanmıyorum. Ancak davanın nasıl sunulup savunulacağını doğrusu pek merak ediyorum" diye mütalaa vermiş. Dava başlamış ve ön soruşturmadan sonra hanımın avukatı mahkemeye dava

konusunu aşağıdaki şekilde arzetmiş:

"Muhterem hakim beyefendi, müvekkilem, bu hanımefendi, itina ile

yetiştirilip çimlerle örtülü bahçe niteliğinde bir gayrimenkule sahip

bulunmaktadır. Bu arazi parçasını belli bir süre için davalı beyefendiye

500 dolar karşılığında kiralamıştır. Davalı gayrimenkulü kira

amacına uygun olarak kullanmış ve kira müddeti sonunda tahliye ederken

kira bedelinin yarısı olan 250 doları ödememiştir. Kira tutarı

yüksek bir bedel değildir, kaldı ki kiralanan yer özel ve yasal bir

bölgedir. Dileğimiz adaletin yerine gelmesi ve davalının müvekkileme

anlaşmanın bakiyesi olan meblağı ödemesidir."

Davalının avukatı bu beklenmedik savunma karşısında şaşırmış fakat bir avukat olarak işin enteresanlığından haz duymuş ve hemen

daha önce hazırladığı savunmasını kenara koyarak davayı şöyle savunmuş:

"Muhterem hakim beyefendi, müvekkilim bu genç beyefendinin, bu genç

hanımdan sahibi olduğu gayrimenkulü bir süre için kiraladığı

doğrudur ve müvekkilim bu anlaşmadan son derece memnun kalmıştır. Bununla beraber müvekkilim arazide bir kuyu bulmuş ve

kuyuyu örgü taşlarıyla donatmış, kuyuya boru indirmiş ve pompa

yerleştirmiştir. Bütün bu uğraşların işçilik masraflarını müvekkilim

üstlenmiştir. İnancımıza göre bütün bu arazi geliştirme çalışmaları

ödenmeyen meblağı karşılayacağından aleyhimize açılan davanın

düşmesini talep ediyoruz."

Genç hanımın avukatı tekrar söz almış:

"Muhterem hakim bey, müvekkilem, davalının beyan ettiği gibi arazi

üzerinde bir kuyu bulunduğunu ve gerekli gelişmeleri yaptığını

kabul ediyor ve herhangi bir itirazda da bulunmuyor. Ancak bahis konusu kuyu zaten arazide mevcut idi ve kuyu olmasaydı davalı

muhtemelen bu araziyi kiralamayacaktı. Ayrıca arazi tahliye edildiğinde davalı söz konusu ettiği taşları, boruyu ve pompayı sökerek beraberinde götürmüştür. Bu bakımdan davamızda ısrar ediyor ve vereceğiniz kararın adalete uygun olmasını diliyoruz."

Henüz oy yok
Yazdır

Rastgele başka bir fıkra »