Ahmet Bey kuru fasulyeyi çok ama, çok seviyordu. Onun uğruna yapamayacağı şey yoktu. Taa ki Selma hanımı görene kadar. Deliler gibi aşıktı. Selma hanıma evlenme teklif etti. Ama gel görki Selma hanım kuru fasüulyeden hiçmi hiç hoşlanmıyor hatta nefret ediyordu. Ahmet beyin bir seçim yapması gerekti ve Selma hanımı seçti. Evlnediler, yıllar birbirini kovaladı.
Günlerden bir gün Ahmet bey işinden evine dönerken arabası arıza yaptı. akşam saatleri olduğu için tamirci de bulamadı, en iyisi arabayı kitleyip yürüyerek eve gitmek diye düşündü. Ve öyle yaptı.
Daha 10 adım atmamıştıki, önünden geçtiği lokantadan mis gibi kuru fasulye kokusu geldi burnuna. Bir tabak yese ne çıkardıkı, hem eve gidene kadar biraz hazmaderdi. Böylece Selma hanımda bişey anlamazdı. Bir tabak yedi, o kadar güzeldiki bir tabak daha, bir tabak daha... tam 4 tabak yemiş ve karnıda iyice doymuştu...
Yarım Saat sonra evde idi.
Selma Hanım kapıyı açtı, Hoşgeldin faslından sonra.
-Kocacığım sana bir süprizim var, ama gözlerini bağlamama izin ver.
Ahmet hem şaşırmış hemde meraklanmış dediklerini kabul etmişti. Selma hanım Ahmet beyin gözlerini bağlayıp elinden tutup salona getirdi. Yemek masasına oturttu.
-Kocacığım şimdi ben gelene kadar bekle be elini hiç bir şeye sürme. dedi ve mutfaga gitti.
Ahmet bey kuru fasulyenin etkisiyle kıpırdanmaya başladı, nerden yemişti ki bu kadar fasulyeyi. Şimdi Selma hanım anlayacak ve işler bozulacaktı. Dayanamadı veeeeee. sağa doğru eğilip bir posta gaz çıkardı. El yordamıyla masadan bir peçete aldı, sağa sola salladı. Daha bir dakka geçmemiştiki bir daha gaz sıkıştırdı, sola eğildi bir gaz daha çıkardı. Peçeteyi salladı havayı biraz dağıttı.
Beş dakka sonra Selma hanım geldi,
-Kocacığım rahat durdun değilmi? diye takıldı.
-Şimdi gözlerini açacağım ve süprizimi göreceksin kocacığım. dedi
Selma Hanım gözlerindeki eşarbı çözdü, Ahmet bey gözlerini elleriyle oğuşturduktan sonra masanın etrafındaki Aile bireylerini görünce...
Kuru Fasulye
Seçmece
