Adamcağız da hemoroitten öyle çekmiş ki,
bir tanıdığı "kahve telvesi sür" deyince, kahveyi
bol bol koyup pişirir, sonra da avuçladığı gibi
poposuna sürer. Sürer ama ağlaya sızlaya dokto-
ra koşar.
Doktor da eğilmiş, poposuna bakarken, hasta
sorar:
_ Ne var doktorcuğum? N e gördün?
_ Vallahi iki vakte kadar bir yol görünüyor.
Bir de uzun boylu birinden toplu para alacaksınız.
haa bir de mektubunuz var.
