İyilik ve Vefa

Hikayeler2.276 okunma45 paylaşım1 favoriGönderen: Emine Gezer

> Bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırmıştır.

>

> Kurt ormanda oraya buraya kaçmakta, ancak peşindeki avcıları

bir türlü ekememektedir.

>

> Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar.

>

> Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir.

>

> Kurt, adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar.

>

> "Ey insan ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak

nefesim kalmadı, eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler.

>

> " Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar,

kurda içine girmesini söyler.

>

> Çuvalın ağzını bağlar, sırtına vurur ve yürümeye devam eder.

>

> Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar.

>

> Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar,

köylü "görmedim" der ve avcılar uzaklaşır.

>

> Avcıların iyice uzaklaştığından emin olduktan sonra köylü

sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar, kurdu dışarı salar.

>

> "Çok teşekkür ederim" der kurt, "Bana büyük bir iyilik yaptın"

>

> "Önemli değil" der köylü ve tarlasına gitmek üzere yürümeye

baslar.

>

> "Bir dakika" diye seslenir kurt: Çok uzun zamandır bu

avcılardan kaçıyorum,

çok bitkin düştüm, açım, kuvvetimi toplamam için bir şeyler yemem lazım ve

burada senden başka yiyecek bir şey yok."

>

> Köylü şaşırır:

>

> "Olur mu, ben senin hayatını kurtardım."

>

> "Yapılan iyiliklerden, verilen hizmetlerden daha çabuk unutulan

bir şey

yoktur" der kurt.

>

> "Ben de kendi çıkarım için senin iyiliğini unutmak ve seni

yemek zorundayım.

>

> " Bir süre tartıştıktan sonra, ormanda karşılarına çıkacak olan

ilk üç kişiye bu konuyu sormaya ve ona göre davranmaya karar verirler.

>

> Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar.

>

> " Ne vefası " der kısrak,

>

> "Ben sahibime yıllarca hizmet ettim, arabasını çektim, taylar

doğurdum, gezdirdim.

>

> Ve yaşlanıp bir işe yaramadığımda beni böylece kapıya koydu...

>

> " Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken bir köpeğe rastlarlar.

>

> "Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim" der köpek, "

Yıllardır sadakatle hizmet ederim sahibime koyunlarını korurum, yabancılara

saldırırım, ama o beni her gün tekmeler, sopayla vurur..."

>

> Kurt köylüye döner,

>

> "İşte gördün" der. Köylü de son bir çabayla

>

> "Ama üç diye konuşmuştuk, birine daha soralım, sonra beni ye"

diye cevap verir.

>

> Bu kez karşılarına bir tilki çıkar.

>

> Başlarından geçenleri, tartışmalarını anlatırlar.

>

> Tilki hep nefret ettiği kurda bir oyun oynayacağı için keyiflenir.

>

> "Her şeyi anladım da" der tilki

>

> "Bu küçücük torbaya sen nasıl sığdın?

>

> " Kurt bir şeyler söyler, tilki inanmamış gibi yapar:

>

> "Gözümle görmeden inanmam...

>

> " İşin sonuna geldiğini düşünen kurt torbaya girer girmez,

tilki köylüye işaret eder ve köylü torbanın ağzını sıkıca bağlar.

>

> Köylü eline bir taş alır ve

>

> "Beni yemeye kalktın ha nankör yaratık" diyerek torbanın

içindeki kurdu bir süre pataklar.

>

> Sonra tilkiye döner

>

> "Sana minnettarım beni bu kurttan kurtardın" der.

>

> Tilki de "Benim için bir zevkti" diye cevap verir.

>

> O an köylünün gözü tilkinin parlak kürküne takılır, bu kürkü

satarsa alacağı parayı düşünür ve hiç beklemeden elindeki taşı kafasına vurup tilkiyi

öldürür.

>

> Sonra da torbanın içindeki kurdu ayağıyla dürter:

>

> "Haklıymışsın kurt, yapılan iyilikten daha çabuk unutulan bir

şey yokmuş..."

>

>

7.2/ 9 · 9 oy

Hikayeler kategorisinden

Hikayeler kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »