Istırap ve Tuz

Hikayeler721 okunma25 paylaşımGönderen: Emine Gezer

Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli herşeyden şikayet

etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Hayatındaki

herşeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir

bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı

ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı.

"Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle

"acı" diye cevap verdi.

Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı.

Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç

tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak,

ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu:

"Tadı nasıl?"

"Ferahlatıcı" diye cevap verdi genç çırak.

"Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu yaşlı adam,

"hayır" diye cevapladı çırağı.

Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına

oturdu ve şöyle dedi:

"Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın

miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna

bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle

ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı

bırak, göl olmaya çalış."

7.4/ 9 · 7 oy

Hikayeler kategorisinden

Hikayeler kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »