Simdi bu benim hatun esine az rastlanir cinsinden bir
hatun olur.
Eskilerin "nevi sahsina münhasir" dediklerinden.
Macerasi da boldur.
1993 yilindaydik. Uzunca bir dönem kullandigim Ford
Taunus arabami bir beyaz Saab ile degistirmistim. Daha
birkaç gün olmustu her halde bir gece disari çiktik
bir yerlere gezmeye gitmeye. Ben her ne kadar kredi
karti filan gibi zimbirtilari bol kullanirsam da
yanimda nakit para az oldu mu pimpiriklenirim. Tam
Sahray-i Cedit meydanindaki is Bankasi'nin önünde
durdum gecenin bir yarisinda. Her halde yemege
çikiyorduk ve de biraz da geç kalmistik. Hanima
"Suradan biraz para çeksene," dedim Bankamatik'i
gösterip. Homurdana homurdana indi. "Benim Bankamatik
kartim olsa sen in," diyecek de nakit para hazinemiz
onun tekelinde.
Genel kiyafet yönergesi abiye üzerine düzenlenmistir
benim hatunun. Tabi bu düzenlemeyi yapan da bizzat
kendisi. O gece de hatirladigim hafiften bir süslü
kokos mertebesine ulasmis oldugu. O yüzden gece vakti
yanlis anlasilip da uygunsuz teklifler almasin diye
göz ucu ile takipteyim. Allah'tan bir dakika sonra
önümüze yanasan beyaz bir Tempra'dan hanim hanimcik
bir bayan inip o da Bankamatik'e gitti de telasim
azaldi. O da geçti bizimkinin arkasina sira beklemeye
basladi.
Bizimkinin bir huyu vardir. Su kollu kumar
makinelerinde bile diyelim bir çekiste 20 jeton
kazandi ise neme lazim diye biraz bekleyip birkaç da
tokat atar makinaya. Belki bir bes tane daha avantadan
verir diye. Bankamatik'ten de parayi çekip makinaya
hor davranmaya basladi. "Nerede bu paranin faizi,"
diyerekten. Alamayinca da sinirlenip söylene söylene
arabaya dogru yürümeye basladi.
Ben tabii ilk hücumu karsilamak üzere teyakkuz
durumuna geçip hafif siper aldim. Göz ucu ile düsmanin
atis menziline girmesini izliyorum. Yanasti yanasti
ama birdenbire rota degistirdi. Söylene söylene
önümdeki Tempra'ya yürümeye basladi. ilk önce adama
niye bu kadar yakin durdun filan gibi kizip benim de
ilk hücumu savusturmami saglayacak diye bir sevinç
dalgasi kapladi içimi ancak yürüyüs stili bana
arabalari karistirdigini anlatiyordu.
Uyarayim diye korka korka kornaya bir dokundum.
Kafasini kaldirip kötü kötü bakti ve hedefine kararli
adimlarla yürümeye devam etti. Kornaya bir kez daha
bastim. Bu sefer ne söyledigini anlamak için dudak
okuma uzmani olmak yetmez ayni zamanda küfür
kapasitesinin de yüksek olmasi gerekirdi. Gene
aldirmadi ve öndeki arabanin sag kapisini hizla açip
kendini içeri atti.
Benim saskin bakislarim arasinda sokak lambasinin
isiginda kocaman ve kel kafasi paril paril parlayan
adama dönüp söylendigini gördüm. Bundan sonrasini onun
agzindan aktarmam lazim...
"Tamam aldim parayi. Hadi yürü."
"???"
"Yürüsene be!... Baksana arkadaki pusta yiyecek sanki.
Korna çalip durdu pezevenk ben arabaya binene kadar."
"???"
"Bak hala çaliyor pust. Dur ben ne yapacagim bak ona."
"???"
"Yürüsene be ne duruyorsun!... Bak selektör de
yapiyor. Kavga mi çikartacaksin elin ibnesiyle. Yürü
hadi."
Adam korka korka arabayi çalistirip vitese geçirip
hareket edince ben ne oluyor yahu diye arabamla
önlerine geçtim. Ben geçerken dudak hareketlerinden
durumun hiç de iç açici olmadigini ayan beyan belli
ediyordu hanim.
"Bak pusta geçerken bile bakiyor bana."
"???"
"Nasil açiliyordu bu arabanin cami siçayim bir çarkina
da görsün."
"Suradan hanimefendi."
"Aaaaaaa sen kimsin be?"
Nihayet gördü herifi.
"Ne isin var senin bizim arabada?"
"Ama hanimefendi bu araba benim vallahi."
"Ne?... Kocam nerede peki?"
"Bilmem ki hanimefendi su korna çalan pust kocaniz
olmasin."
"Dur! Dur surada be. inecegim ben."
"Hanimefendi zaten duruyorum."
indi arabadan. Ben artik basima ne gelecegini filan
umursamadan yerlere yatiyorum kahkahadan. Tam o sirada
adamin karisi geldi ve arabalarindan süslü püslü bir
kadinin inip fiyatta anlasamamis bir tarzda kapiyi
hizla çarptigini gördü.
Adamin yerinde olmak istemezdim dogrusu.
Yanarim yanarim güzelim. Saabim'i bir Tempra ile ve de
lepiska saçli kocasini da bir kelle karistirdigina yanarim.
gecenin bi vakti...
Komik Yazılar
