Adamın biri Paris'deki en lüks lokantalardan birine girmiş. Hemen gelen garson, ısmarlanan yemekleri not ettikten sonra:
- Nasıl bir sarap istersiniz, diye sormus. Adam da 10 yıllık bir Chateau-Dick söylemiş. Lokantanın mahzeninden çıkarıldıgı üstündeki tozlardan belli 10 yıllık bir Chateau-Dick gelmiş. Garson şişeyi acmış ve tadımlık olarak azıcık dökmüs kadehe. Adam ağzında şöyle bir dolastırmış şarabı:
- Bu Chateau-Dick değil, demiş. Garson:
- Aman efendim, diyormus, böyle bir lokantada hic şarabın sahtesi olur mu?
- Yahu sana bu sarap Chateau-Dick değil, diyorum. Git çagir bakayım şefini... Gelen şef de ısrar ediyormuş şarabın gercek bir Chateau-Dick olduğunda... Adam:
- Saçmalama kuzum, demiş. Git patronu çagır sen. Bu şarap Chateau-Dick değil. Nihayet patron da gelmiş... Adam portföyünü çıkarıp kimliğini göstermiş. Kimlikte "Chateau-Dick'in sahibi" diye yazıyormuş. Patron başlamış ellerini ovuşturup özür dilemeye:
- Efendim elbet haklısınız. Ancak sizin bağlarınızın hemen 20 metre ötesindeki bağlardan yapılmıstır bu şarap da. Toprak aynı, iklim aynı, güneş aynı... Sadece 20 metrecik ötede, sizin bağlardan... Sizinki ünlü bir marka olduğu için çok pahalı. Biz şarabı sizden 20 metrecik ötedeki bir bağdan alıp, sizin şişelere dolduruyoruz. Bunun için özür dileriz. Ne var ki şarap, aynı şarap. Sadece 20 metrecik ötedeki bir bağdan... Adam, lokantanın sahibine:
- Sen evli misin, demis.
- Evet efendim.
- Aksam karınla yatağa girince, Madam'in kilodunu çıkarıp bir önünün tadına bak, bir de arkasının... Aralarında 2 santimcik bir mesafe vardır ama tadı aynı değildir.
Farklı tad
Seçmece
