Zengin bir işadamının eb büyük zevki saatte ikiyüz kilometre hız yapan son model otomebili ile Ankara - İstanbul oto yolunda son sürat araba kullanmakmış. Oto yolun onsekizinci kilometresinde birde motorsikletli trafik polisi varmış, onunda motorsikleti ikiyüz kilometre sürat yapıyormuş, adam polisin önünden son sürat geçince polis onun peşine takılıyor, ikiside ikiyüz kilometre son süratlete yan yana geliyorlar, polis adama sağa yanaş diye işaret ediyor. birlikte duruyorlar ve polis cezayı kesiyormuş, Bu olay belki aylarca devam etmiş
Adam arabasını bir gün tamirciye götürüp hızını ikiyüz kilometreden ikiyüzelli kilometreye çıkartmış. Oto yola çıkıp ikiyüz kilometre hızla polisin yanından geçmiş. Herzamanki gibi polis peşine takılmış, ikiyüz kilometre hızla yan yana gelmişler polis sağa yanaş diye işaret etmiş. Bunun üzerine adam gazı köklemiş polisi geçip gitmiş.
Ertesi gün aynı olayı yapmak için yola çıkmış fakat polis yerinde yokmuş daha sonraki gün yine yok. Her gün ceza yiye yiye polisle ahbap oldukları için merak etmiş. Trafik şubesine sormuş. Şubeden o polisin devlet hastanesinde ortopedi bölümünde yattığını öğrenmiş, hemen bir çicek alıp ziyarete gitmiş. Odadan içeri girince, birde ne görsün, zavalı polis kafa - göz, kol - bacak, burun - kulak her tarafı alçıda mumya gibi yatıyor polis içeri giren ziyaretçisini görünce acı içinde fısıldanmış "Beni bu hale sen soktun." ziyaretçi üzülerek "Ben sana ne yaptım ki?" diye sorunca, polis "Hani senin araba ile motorsiklet ikiyüz kilometre hızla hep yanyana giderdik ya, o gün sen gazlayıp gidince motor durdu zannettim aşağıya indim."
Durdu sandım
Seçmece
