"Evleneceğim kızın ilk erkeği ben olmalıyım, hatta cinsellik hakkında hiç bir şey bilmemeli ve hatta erkek organının adını dahi bilmemeli" diye düşünen bir adam bu aradığı kızı bulabilmek için diyar diyar geziyormuş. Fakat erkek organının adını bile bilmeyen kız nerde.
Nihayet köyün birinden bir kız tavsiye etmişler adam kızı görmeye gitmiş ne yapıp edip kızla samanlıkta buluşmuş, konuşurlarken lafın arasında çıkarıp göstermiş kıza "Bunun adını biliyormusun?" diye sormuş, kız "penis" demiş. Adam kızı beğenmemiş.
Zaman içinde birçok köylerde, birçok kızlar tavsiye etmişler adama, adam aynı şekilde görüşüp sormuş "Bunun adı nedir?" diye, bütün kızlarda bilmiş adını aradığı türden bir kız bulamayacağını anlayan adam tam evlenme fikrinden vazgeçeceği zaman bir kız daha tavsiye etmişler.
Kızın yaşadığı köye giden adam, kızı bir bahane ile kömürlüğe indirmiş, lafın arasında çıkartıp "Bu nedir?" diye sormuş. Kız adamınkini eline alıp biraz inceledikten sonra "Düdüük" demiş. Bunun üzerine aradığı kızı bulduğunu düşünen adam formaliteleri tamamladıktan sonra bu kızla evlenmiş.
Aradan yıllar geçmiş, karı-kocanın çocukları olmuş, çocuklar büyümüş torunları olmuş, evliliklerinin otuzbeşinci yıllarını kutlarken adamın aklına tanıştıklarında yaşadıkları olay gelmiş ve gevrek gevrek gülerek karısını dürtmüş:
- Hatırlıyormusun hanım, bundan seneler önce sana kömürlükte birşey göstermiştimde, düdük demiştin, nerden aklına geldi o? deyince kadın kikirdeyerek:
- Onu bilmeyecek ne var senden iki gün önce komşumuzun oğlu seninkine benzer birşey gösterdi de ne olduğunu bilemedimi, oda zurna demişti. Seninkine baktım, onunki zurna ise seninkide düdük olur diye düşündüm.
Düdük
Erotik
