İlk kez sen girmiştin
Gönlümdeki gizli bahçeye
Ve ilk kez sen çalmıştın
Pas tutmuş sevda kapısını
Bahar gelmişti dallarıma
Ve ilk kez meyveye durmuştu
Aşk nağmeleri vardı bülbüllerde
Ben zaten aşkı şarkılarda duyardım
Meğer şarkılarda ayrılık da varmış
Sen gidince anladım
Öylesine yalnızım ki birtanem
Sana dön demeye dilim varmıyor
Sabah olmaz gecelerin tenhasındayım
Deva bulmaz dertlerin kıskacındayım
Yalnızlık ne zormuş gidince anladım
Şimdi sensizliğin voltasındayım
Yıldızlar eskisi gibi gülümsemiyor artık
Ay küsmüş gömlüme
Güneş bile eskisi gibi değil
Günlerim gecelerimden daha karanlık
Ne belaymış ayrılık
Artık gemilerin uğramadığı
Terkedilmiş liman misali gözlerim
Hala umutla yolcu ettiği
O son gemiyi bekliyor
Öyle hasretim ki birtanem
Sana dön demeye dilim varmıyor
Bu öyle bir yangın ki sönmüyor
Bu öyle bir dert ki beni terketmiyor
Giderken kapattığın gönül penceremi
Açmaya elim varmıyor
Gözlerime çektiğin perdeyi
Yırtmaya gücüm yetmiyor
Böyle yaşamak maralım
İnan çok zoruma gidiyor
Öyle alıştım ki yokluğuna birtanem
Sana dön demeye dilim varmıyor
Şimdi hüzün işgalindeki yüreğimde
Düşmeyen tek kalesin
İçimde kalan son umut
Yaşama bağlayan tek sebepsin
Yokluğun dalga dalga vururken
Yüreğimin kıyılarına
Vurulurken tertemiz umutlarım
Namert pusularda
Unutmak vardı o masmavi gözlerini
Alıp da başımı
Gitmek vardı uzaklara
Unutmak vardı da
Ben mi unutmadım
Çekip gitmek kolaydı da
Ben mi gitmedim
Öyle özledim ki birtanem
Sana dön demeye dilim varmıyor
