Çok Etkileyici

Hikayeler6.215 okunma74 paylaşım4 favoriGönderen: Emine GEZER

Bu olay, Marmara Universitesi Ingiliz Dili ve Edebiyatı

Bolumu'nu 1993 yılında bitiren Dilek isimli bir kızın basindan gecmis.

(Boyle anlatiliyor, soyadi yok) Dilek bir gun okuldan çıkmış,

durakta minibus bekliyomus. Yalnız korkunc yagmur yagiyormus bu arada.

kızın onune bir araba yanasmis. Iyi giyimli, temiz yuzlu bir

genc,"Yanlış anlamayin n'olur. Ben de yakın zamana kadar ogrenciydim.

Islanmayin, gelin ben sizi uygun bi yere kadar birakayim" demiş. Dilek,

basta biraz tereddut etmiş ama cocugun iyi niyetine inanmis ve arabaya

binmis. Yolda sohbet filan etmisler. Hoslanmislar birbirlerinden. Çocuk,

lutfen izin verin sizi evinize birakayim. Bakın yagmur da

iyice hizlandi" demiş, Dilek kabul etmiş tabii. Sohbet

iyice koyulasmis.

Kızın evine gelmisler, bu arada telefon degis tokusu

yapmayi da ihmal etmemisler. Dilek cok etkilenmis cocuktan.

O hafta her telefon caldiginda yuregi hop etmiş, "Ay benimki mi

ariyor?" diye telefona kosmus. Ama arayan olmamis maalesef. Dilek

yuzunu kizartip cocugu aramaya karar vermiş, "Belki numarami

kaybetmistir,

n'olucak ki ben arasam" deyip kandirmis kendini. Telefonu aglamakli bi

kadın sesi

acmis. Meger teyze, bizim cocugun annesiymis ve hickira hickira,

oglunun trafik kazasında öldüğünü soylemis. Anlattiklarindan Dilek

anlamis ki,

çocuk onu biraktiktan

5 dakika sonra yapmış kazayi. "Keske eve birakmasaydi. Benim bunun

sorumlusu"

diyerek hemen kendini suclamaya başlamış. Sucluluk duygusundan kurtulmak

icin teyzeden adresi almis, "En azindan bassagligina gideyim bari" diye

dusunmus. Ziyaret aglamakli ve de yaşlı gecmis. Ayrilma vakti

geldiginde iyice havaya giren kiz, "Bana oglunuzdan bi hatira verir

misiniz? Onu

gercekten cok sevmistim" demiş. Bunun uzerine anne iceriye gitmiş,

dondugunde

elinde cocugun kaza gunu uzerinde olan gomlek varmış. ustelik de hala

kanlar

icindeymis gomlek. Dilek cok kotu olmuş, gomlegin niye saklandigi! ve

niye ona verildigi anlamsizligina ragmen yine de kadını kiramayip

almis kanlı gomlegi. Ama eve gelir gelmez ilk isi gomlegi yikayip

utulemek olmuş. Butun gece gomlege baka baka, aglamis. Surekli de, "Onu

ben

oldurdum, onu ben oldurdum" diye tekrar ediyomus kendi kendine. Artık

aglamaktan bitap dustugunde gomlegi yastiginin altına koymuş ve yatmis.

Sabah uyandiginda kendini daha iyi hissediyomus. Ama yastigi

kaldirdiginda

bir de gormus ki gomlek yine kanlar icinde. Inanamamis bu duruma.

"Herhalde

dun o kafayla iyi yikayamadim" diyerek yeniden yikamis gomlegi. Ama ertesi

sabah da hic bi degisiklik yokmus gomlekte, yine kanlar icindeymis.

Bunun

uzerine Dilek girdigi ruhsal cokuntunun de etkisiyle bir hocaya gitmeye

karar vermiş. Cunku basina gelen olayı mantiksal olarak bir turlu

aciklayamiyormus. Cevresinden edindigi bilgiyle degerli bir insan olan

Riza hocayi bulup

olayı basindan sonuna anlatmis. Riza hoca uzun uzun dualar okuduktan

sonra Dilek' e gomlegi neyle yikadigini sormuş. Dilek de tam iki kez

deterjanla

yikadigini, ilk basta gomlegin temizlendigini fakat sabah tekrar kanlar

icinde oldugunu aglayarak anlatmis. Bunu duyan Riza hocanın gozleri

faltasi

gibi acilmis ve ellerini Dilegin kafasına dokundurarak sorunun cozumunu

soylemis:

"A benim salak kizim, hic normal deterjanla kan lekesi çıkar mi?

Hem renkli hem de renksiz camasirlarinda ARİEL kullanmalisin!"

7.8/ 9 · 30 oy

Hikayeler kategorisinden

Hikayeler kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »