Bir Bakirenin Günlüğünden

Komik Yazılar1 okunma

Bir Bakirenin Günlüğünden:
Pazartesi:
"Bugün öğleye doğru kasabaya indim. Pederimizin istediği tüm eşyaları tedarik etmek akşamı buldu. Eve dönerken yolun tam ıssız bölümünde (hani o orman geçidinde) bir yabancının beni takip ettiğini anladım. Ama en iyi iki dostum (bacaklarım) beni bu felaketten koşarak kurtardılar. Akşam uzun uzun dua ettim. (Dışarıda ne kadar günahkar ve kötü insanlar var.)"
Salı:
"Akşama doğru kasaba Postanesinden haber gelmiş. Aziz Pederimiz, oraya gidip memleketten gelen bir paketi almamı rica etti. Çok heyacanlıydım ne gelmiştir acaba diye. Ama elimde paket ile geri dönerken bu heyacanım daha da arttı çünkü yolun o ıssız bölümünde yine biri beni takip etti. Bunun bir genç adam olduğunu seçe bildim. Sanırım beni dün akşam takip eden de bu kişiydi. Ama en iyi iki dostum (bacaklarım) beni bu durumdan koşarak yine kurtardılar. Yatarken uzun uzun dua ettim. (Dışarda ne kadar kötü adamlar var)."
Çarşamba:
"Her çarşamba olduğu gibi bugün de pazar alış verişine kasabaya indim. Pazardan sonra orada ailesi ile yaşayan arkadaşım Ema'yı ziyarete gittim. Bir, iki tas kahve derken akşamın nasıl olduğunu hiç fark etmemişim. Aziz Pederimiz geciktiğime kızmasın diye yol boyu hep dua ettim. Ta ki o ıssız yere kadar. Yine o adam tarafından takip edildiğimi anladım ama bu defa yüzünü bayağı seçebildim onun. Tabi benim en iyi iki dostum (bacaklarım) beni durumdan yine kurtardılar.
Akşam bu delikanlı için dua ettim.
Perşembe:
"Her Perşembe olduğu gibi diğer ablalar ile kasabamızda yine çalışmalar yaptık. Yaşça içlerinde en gençleri olduğumdan benim ile yine bayağı dalga geçtiler. Kasabada kapı kapı dolaşırken daha işimiz yarı olmadan hepsi yorgunluktan pes ettiler doğrusu. Sonra da, biz senin gibi gençken, biz senin yaşındayken gibilerden dalgalarını geçip erkenden eve döndüler. Tabii böylece bütün iş yine benim başıma kaldı. Akşama kadarda iyice acıkmıştım doğrusu ve midemin sesinden başka bir şey duyduğum yoktu ki… o ıssız orman geçitine vardığım da arkamda yine o ayak seslerini duydum. Bu kez tüm cesaretimi toplayıp kaçmamaya karar verdim. O yakışıklı delikanlıyı yakından görüyordum ilk kez. Bana doğru yaklaştıkça yaklaştı. O ıssız yerde bir ben, bir o, bir de üzerimizde yüce tanrım vardı. Ne olacaksa olsundu bugün ama kaçmayacaktım…
Cuma:
“Dün akşam olanlara hala inanasım gelmiyor. Sabaha kadar uyumayıp Rabbime dua ettim. En iyi dostların ayrılması meğersem ne kadar güzel bir şeymiş. Allahıma, erkek diye bu kadar güzel bir mahluk yarattığından dolayı minnettarım. Artık benim en iyi dostlarım bundan sonra bir daha ne zaman ayrılacaklar bilemiyorum. Ama bu ayrılış dünyanın en güzel ayrılışıymış.

Henüz oy yok
Yazdır

Rastgele başka bir fıkra »