Bilgelik

Hikayeler400 okunmaGönderen: Emine GEZER

Ölmek üzere olan yaşlı bir baba, yatağının başına üç oğlunu çağırarak,

onlara vasiyette bulunur:

- Oğullarım, ben ölünce, birbirinize düşmemeniz için, size sahibi

olduğum

17 deveyi paylaştırmak istiyorum. Miras olarak develerin yarısını büyük

oğluma, üçte birini ortancaya, dokuzda birini ise küçük oğluma

bırakıyorum.

Babalarının ölümünden sonra, mirası babalarının vasiyeti uyarınca

paylaşmak üzere kardeşler bir araya gelirler. Fakat bir türlü işin

içinden

çıkamazlar. Mirası babalarının istediği gibi pay edemezler. Çünkü 17

sayısı ne 2'ye, ne 3'e, ne de 9'a bölünebilir.

"Bu işin üstesinden ancak köyün tecrübe ehli, yaşlı bilgesi gelir!"

diye

düşünüp, ona giderek, danışırlar. Bilge kişi:

- Benim bir devem var, onu da alıp, yeniden hesap yapın!" der. Bu

cömertliğe çok şaşıran oğullar, 18 deveyi pay etmeye girişirler. Önce

2'ye

bölerler, büyük oğul 9 develik payını alır. Sonra 3'e bölerler, çıkan 6

deveyi de ortanca oğul alır. Daha sonra 9'a böldüklerinde 2 deveyi de

küçük oğul alır. Ama, bütün develeri paylaştıktan sonra ortada fazladan

bir deve kalır yine. Oğullar bu duruma da bir çözüm getirmesi için

yaşlı

bilgeye başvururlar.

Bilge kişi güler ve:

- "İyi öyleyse!" der. "Sorun çözümlendiğine göre, ben de devemi geri

alayım."

Bilge kişi tıpkı bilgi gibi katalizör olarak olaya girer, çözümü

sağladıktan sonra olaydan çıkar. Sorunu çözmede insanlara yardımcı

olur,

ama kendinden de bir şey eksilmez. Özellikle sevgi ve bilgi verdikçe

azalmayan, daha da çok artan, tükenmez bir özelliğe ve güzelliğe

sahiptir.

İşte bilgelik ve bilge kişi budur.

7.4/ 9 · 5 oy

Hikayeler kategorisinden

Hikayeler kategorisinin tamamı »

Rastgele başka bir fıkra »