Üyelik sistemimize üye olursanız;
Beğendiğiniz fıkralardan oluşan bir kategori oluşturabilirsiniz.
Üyeler arasında mesajlaşabilirsiniz.
Arkadaş listenizi yapabilirsiniz.
Fıkralarınızı arkadaşlarınıza yollayabilir, siteye fıkra ekliyebilirsin.

Anasayfa | Rastgele Fıkra | Fıkra Ekle | Anasayfam Yap | Favorilerime ekle | Webmaster


 
 




İş Hayatı [#17133]
Çok önemli bir toplantı yapacağım! Günlerden Cumartesi. Saat 15:30 suları. Yeni işimde üretim şefi olarak ustabaşı amcalarla toplantıda neler konuşacağımızın hazırlıklarını tamamlamışım. İlk toplantım. Toplantıyı yemekhane yerine kendi odamda yapmaya karar verdim. Aşçılar şimdilik beni sallamıyor. Ya da ben henüz sallanma kıvamına getiremedim onları. Yemekhanede bir çay bile demletemedim abi. Neyse yazdım bunu bir kenara.

Toplantı çok ciddi olacak! Herşey hazır! Uygulanacak iso dokümanlarını anlatacağım önce. Makina bakımlarının prosedürlerinden falan bahsedeceğim. Yapılması gereken düzenlemelerin planlarını aktaracağım. Üretimdeki sıkıntıları tespit ederek sorunlara çareler bulacağız.

Yeni işe başlayan çocuklardan birine odayı temizletmişim. Çayı kendi ellerimle demlemişim.

Neyse geldi ustalar... Oturduk masanın etrafına. Ben baştayım. Tam hazırladığım giriş konuşmasını yapacaktım ki; patron kapıdan girdi:

-Toplantı mı yapıyonuz lan! İyi iyi! Bi işeyip geleyim ben de.

Bekledik patronu. Ortamdaki ciddiyet herşeye rağmen hala mevcut. Bir müddet bekledikten sonra çıktı patron heladan!

Benim daha yeni temizlettiğim tuvaletten hiç de hoş anlamlar taşımayan kokular geliyor. Patron basit bir işeme işini bile büyük bir yatırıma dönüştürmüş içerde.

Benim oturacağım masabaşına patron oturdu. Boş kağıdı ve kalemi eline aldı. Ciddiyet had safhada. Çok kırılgan. Patlamaya hazır bomba gibi. Fakat heladan gelen kokuyla teskin oluyoruz. En azından dikkatimiz biraz olsun dağılıyor. Herkes şunu düşünüyor sanki:

"Patron bile olsa zıçıyor... Demek ki o da bizim gibi bir insan."

Hepimiz pür dikkat patronun kalem ve kağıtla neler yaptığına bakıyoruz. Bekliyoruz. Herkes hala ciddi. Bense toplantımın içine zıçan adamın ciddiyetinden memnunum en azından. Bir şeyler çiziyor kağıda. Bu çizim esnasında arkadaşım Burak Bey'le bakışıyoruz. O da meraklı bakışlarla:

-Ne bu! dercesine bana bakıyor.

Sonunda patron:

-Memet ustaaa! Sen malı böööle mi çekiyooon?

Diyerek kağıtta kabaca çizdiği resmi gösteriyor Mehmet ustaya:

-Evet ağbi...

Patron:

-O zaman sen benim malımın nmına goyuyoooon!

-Niye ağbi!

Patron diyor:

-Hadi gidelim!

Çıktık atölyeye... İlgili kısmın başına gidiyoruz... Bu arada ben Mehmet ustadan da hiç beklemezdim. Aslında tipi de gösteriyor. Adamın st37 çeliğiyle bir sevişmişliği var. Gözlerindeki o pis bakışlar beni bile bazen korkutuyor. Patron haklı! Mallar niye yamulsun ki!

Farkettiğiniz gibi ne toplantı ne ciddiyet... Benim odada kalan sadece mok kokusu.

Atölyede patron ustalara benim hiç anlamadığım dilden bir şeyler anlatıyor. Ustalar fikirlerini söylüyor. Biz Burak Bey'le kikirileşiyoruz. Bakıp birbirimize gülüyoruz. Patron bir şey sorsa:

-Hesabını yapmak lazım ağbi.

Deyip sıyrılmayı düşünüyorum. İstediği şeyler zaten fizik kanunlarına aykırı. Zaten yeni olunca kabullendiremezsiniz kendinizi.

Bu arada; Burak Bey'e ellerimle baklava şekli falan yapıyorum o patronla konuşurken. Samimiyetimiz aynı tertip olmamızdan kaynaklanıyor. Ben de zaten işi fazla sallamıyorum. Sonuçta gün gelecek ve ben ağır sanayiden kurtulacağım ve aradığım işi bulacağım.

Ağır sanayi ağır adam işi. Yük ağır. Akşama kadar sadece dişi sinekleri kesebilirsin havada uçuşan. Sekreter bile erkek. Bu kadar sap arasında bayan sekreter olmaz düşüncesindeler. Zaten kurulan her cümle en azından birşeye bir nedenle yine birşey koymakla başlıyor. Böyle bir ortama bayan sekreter girse... mazallah.

Ben nefret ediyorum işimden. Herşeyi ile iğrenç bir iş. Kafa patlatıyorsun. Saç döküyorsun. Üstelik akşama kadar metal yığınları arasında, üzerine yağ değdirmemek için akrobatik hareketlerle yürümek zorundasın. Ağır olmak zorundasın. Seni herkes kabullenmeli işin gereği. Kurunun yanında yaş da yakmak durumundasın. Ciddiyet şart. Espri yapsan hemen pandiklemeye çalışıyor işçi milleti. Hiç yüz vermeye gelmiyor.

Bense daha başka hayaller peşindeyim. Ne diye mühendis oldum sanki? Özgürlük sıfır.

Bir defasında turuncu tişört giyerek gelmiştim işyerine. Bir usta:

-Ya müdür. Bu rengi şöyle böyle adamlar giyer...

Falan diye laf attı bana..Ben de:

-Giyecem ulan! Sırf sana ibnelik olsun!

Arkadaşınıza gönderin

   
 


Fikra Bilgi
Beğendiğiniz fıkranın çıktısını alabilirsiniz. Tıklamanız yeterli. Yazdırın  Beğendiğiniz fıkrayı favori fıkralarınız arasına kayıt edebilirsiniz. Tıklamanız yeterli. Favori listenize ekleyin
Gönderen : iyimser Kategori : Komik olaylar
Okunma sayısı 6371 Oy veren 47 Puanı 7,85 

Spor Sitesi
www.sporbul.com
Rüya Tabirleri
www.ruyatabirleri.gen.tr
İnternet siteleri rehberi
www.adres.gen.tr
Özel Ders
İstanbul'da Özel Ders


online çiçek siparişi

özelders


En son eklenen 10 fıkra
En iyi 10 fıkra
En çok tavsiye edilen
En çok okunan 10 fıkra

  Ana Sayfa | Reklam | İletişim | Hakkımızda
Destekleyenler | Editörler | Site bilgileri
Fıkra Yollama | Kullanım Şartları

2001-2008 © MAN

DVD
spor futbol fenerbahçe beşiktaş galatasaray basketbol


Oluşma süresi 0,0313 sn