Üyelik sistemimize üye olursanız;
Beğendiğiniz fıkralardan oluşan bir kategori oluşturabilirsiniz.
Üyeler arasında mesajlaşabilirsiniz.
Arkadaş listenizi yapabilirsiniz.
Fıkralarınızı arkadaşlarınıza yollayabilir, siteye fıkra ekliyebilirsin.

Anasayfa | Rastgele Fıkra | Fıkra Ekle | Anasayfam Yap | Favorilerime ekle | Webmaster


 
 




Üstat [#10342]
Bir zamanlar bir üstat varmış. İnsanlar konuşmasını dinlemek için
toplanırmış. Söyledikleri harikulade imiş. Sevgi sözcükleri ona kulak
veren herkesin, ta yüreğine işlermiş.
Kalabalığın arasından bir adam, üstadın ağzından çıkan her sözcüğü
dinlemiş.Gönlü yüce olduğu kadar, alçakgönüllüymüş de. Üstadın sözleri
bu adamı öylesine derinden etkilemiş ki, onu evine davet etmek
istemiş.
Üstat konuşmasını bitirdiğinde adam, kalabalığın içinden geçerek
karşısına çıkan üstadın gözlerinin içine bakarak; "Meşgul olduğunu,
herkesin senin ilgini istediğini biliyorum" demiş,
"Biliyorum, sözlerimi dinleyecek pek zamanın yok. Ama yüreğim öylesine
açık, sana duyduğum sevgi öyle büyük ki, seni evime çağırmak, senin
için en güzel yemekleri hazırlamak istiyorum. Çağrımı kabul etmeni
beklemiyorum ama, içimdekileri sana bildirmeden edemedim.
Adamın gözlerinin ta içine bakmış üstat. Yüzü gülüşlerin en güzeliyle
aydınlanmış ve "Hazırlığını yap" demiş, "Evine geleceğim."
Bu sözcüklerin adamın yüreğinde yarattığı sevinç çok büyükmüş. Üstada
hizmet etmek, sevgisini dile getirmek için zamanın geçmesini
sabırsızlıkla beklemiş.Yaşamın en önemli günüymüş bu; Üstat evinde,
onunla birlikte olacakmış ya.
Yiyeceklerin, şaraplarin en iyisini almış. Üstada armağan edeceği
giysilerin en güzelini seçmiş. Sonra da, hazırlıklarını tamamlayıp,
üstadı ağırlamak için evine koşmuş. Bütün evi temizlemiş, yemeklerin
en lezizlerini pişirmiş, güzel mi güzel bir sofra kurmuş. Üstat çok
geçmeden orada olacağı için yüreği sevinç doluymuş.
Kapısı çalındığında kaygı içinde beklemekteymiş adam. Yerinden
fırlayıp kapıyı açmış. Açmış ama, üstat yerine yaşlı bir kadın
durmaktaymış karşısında.Kadın gözlerinin içine bakarak; "Açlıktan
ölüyorum" demiş, "Bana bir parça ekmek verebilir misin?"
Gelen üstat olmadığı için hafifçe düş kırıklığına uğramış adam. Kadına
bakıp, "Buyur, gir içeri" demiş. Kadını, üstat için hazırladığı yere
oturtup, üstat için pişirdiği yemekleri sunmuş. Adamın cömertliği
yaşlı kadına dokunmuş.Teşekkür etmiş, çıkıp gitmiş.
Adam sofrayı üstat için dara dar yeniden düzenlemiş ki, yine kapısına
vurulmuş. Bu kez de, çölü geçen başka bir yabancı imiş
karşısındaki.Yabancı, adamın yüzüne bakıp; "Çok susadım" demiş, "Bana
içecek bir şeyler verebilir misin?"
Gelen üstat olmadığı için adam bu işe yine bozulmuş biraz. Yabancıyı
evine buyur edip, üstat için hazırladığı yere oturtmuş. Üstada ikram
etmeye niyetlendiği şarabı sunmuş. Yabancı gittiğinde ortalığı üstat
için bir kez daha düzenlemiş.
Kapı yeniden çalınmış. Açtığında küçük bir çocuk görmüş adam. Çocuk
yüzüne bakıp; "Üşüyorum" demiş,
"Sarınabileceğim bir battaniye verebilir misin bana?"
Gelen üstat olmadığı için adam biraz bozulmuş. Ama çocuğun gözlerine
bakmış ve sevmiş onu. Üstat için aldığı giysileri çabucak toparladığı
gibi çocuğu bunlarla sarıp sarmalamış. Çocuk teşekkür edip, yoluna
devam etmiş.
Adam, üstat için her şeyi bir kez daha hazır etmiş, geç saatlere dek
beklemeye koyulmuş. Üstadın gelmeyeceğini anladığında, yüreğinde düş
kırıklığı duymuş ama üstadı hemen bağışlayıvermiş.
Kendi kendine,
"Üstadın benim yoksul haneme gelmesini beklememem gerektiğini
biliyordum"
demiş.
"Gerçi geleceğini söylemişti ama başka bir yerde çok daha önemli bir
şey onu alıkoymuş olmalı. Üstat gelmedi ama en azından geleceğini
söyledi. Yüreğimin mutlulukla dolması için bu da yeter."
Yavaş yavaş yemekleri ve şarabı kaldırmış, yatmaya gitmiş.
O gece düşünde, üstadın evine geldiğini görmüş. Onu gördüğü için mutlu
olmuş adam. Gördüğünün düş oldugunu bilmiyormuş."Geldin üstadım!
Sözünü tuttun."
"Evet" diye karşılık vermiş üstat.
"Ama ben buraya daha önce de geldim.Açtım, doyurdun.Susuzdum, şarap
verdin bana.Üşüyordum, bedenimi giysilerle örttün.
Başkaları için ne yaparsan benim için yaparsın."
Adam uyanmış. Mutluluk doluymuş yüreği. Çünkü üstadın kendisine ders
verdiğini anlamış. Üstat onu öyle çok seviyormuş ki, derslerin en
büyüğünü vermek için üç insan göndermiş.
Üstat herkesin içinde yaşar.
Açlık çeken birisine yiyecek, susayana su verdiğinde, üşüyeni sarıp
sarmaladığında, sevgini sunduğun üstattır.

Arkadaşınıza gönderin

   
 


Fikra Bilgi
Beğendiğiniz fıkranın çıktısını alabilirsiniz. Tıklamanız yeterli. Yazdırın  Beğendiğiniz fıkrayı favori fıkralarınız arasına kayıt edebilirsiniz. Tıklamanız yeterli. Favori listenize ekleyin
Gönderen : Emine Gezer Kategori : Hikayeler
Okunma sayısı 1358 Oy veren 8 Puanı 6,5 

Spor Sitesi
www.sporbul.com
Rüya Tabirleri
www.ruyatabirleri.gen.tr
İnternet siteleri rehberi
www.adres.gen.tr
Özel Ders
İstanbul'da Özel Ders


online çiçek siparişi

özelders


En son eklenen 10 fıkra
En iyi 10 fıkra
En çok tavsiye edilen
En çok okunan 10 fıkra

  Ana Sayfa | Reklam | İletişim | Hakkımızda
Destekleyenler | Editörler | Site bilgileri
Fıkra Yollama | Kullanım Şartları

2001-2008 © MAN

DVD
spor futbol fenerbahçe beşiktaş galatasaray basketbol


Oluşma süresi 0,0313 sn